loading

Kategori: Uncategorized

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Marmara’daki deniz salyası sorunuyla ilgili 4 Haziran’da çalıştay düzenleyecek.

Atıklar sonucu oluşan deniz salyası Marmara’yı nefessiz bıraktı, oksijen oranı kritik seviyenin altına düştü. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sorunun çözümü için harekete geçti.

Alınacak önlemler ve izlenecek yol haritası tek tek masaya yatırıldı. Konunun detaylarına TRT Haber ulaştı.

Marmara Denizi’ne özel koruma eylem planı hazırlama kararı alındı. Eylem planının ayrıntılarını Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum paylaşacak.

Deniz salyasının nedeni olarak görülen atıklara denetim başladı. Marmara’daki tüm artıma tesisleri denetlenecek, gerekli şartları sağlamayanlara idari yaptırım uygulanacak.

6 Haziran’da eylem planı açıklanacak

4 Haziran’da konuyla ilgili çalıştay düzenlenecek. Denizin kabusu, bütün yönleriyle bilimsel veriler ışığında ele alınacak.

Marmara’nın temizlenmesi için kritik tarih 6 Haziran. Bakan Kurum, Marmara’ya komşu illerin belediye başkanları ile görüşecek.

Çalışmalara bu toplantıda alınacak kararlar yön verecek. Toplantı sonrası Marmara Denizi Koruma Eylem Planı açıklanacak.

Biyolojik arıtma tesisleri gündemde

Peki Marmara Denizi, deniz salyası kabusundan nasıl temizlenecek?

En etkin çözüm olarak azot ve fosfor birikiminin önlenmesi öne çıkıyor. Belediyelerin arıtma tesislerini tam kapasite ile çalıştırması da önemli maddeler arasında. İleri arıtmanın yerine, biyolojik arıtma tesislerinin kurulumu öneriliyor.

Bakan Kurum: Hep birlikte çözüm üreteceğiz

Bakan Kurum da Twitter hesabından konuyla ilgili açıklama yaptı.

Mavi vatanı tehdit eden önemli sorunlardan birinin deniz salyası olduğunu belirten Kurum, yerel yönetimler ve üniversitelerle birlikte çalıştıklarını belirtti:

“Marmara Denizinde görülen ve hepimizi derinden etkileyen çevresel soruna da yine hep birlikte-ortak akılla-çözüm üreteceğiz. Bakanlık olarak 300 kişilik ekibimizle Marmara Denizi’nde 91 noktayı, karada da tüm arıtma tesislerini ve kirlilik kaynaklarını denetliyoruz. Alınan örnekleri Çevre Laboratuvarımızda inceliyoruz. Bu çalışmalarımızı yerel yönetim ve üniversitelerimizle birlikte yürütüyoruz.

Bu konuda belediyelerimize büyük işler düşüyor. Çözüme herkesi dahil ederek tüm tarafların katılımıyla 4 Haziran’da “Marmara Denizinde Müsilaj Sorunu ve Çözüm Önerileri” çalıştayımızı yapacağız. 6 Haziran’da da “Marmara Denizini Koruma Eylem Planı”nı kamuoyuyla paylaşacağız.”

5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ KUTLU OLSUN

5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ

Dünya Çevre Günü, İsveç’in Stockholm kentinde 1972 yılında düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre Konferansından bu yana, her yıl 5 Haziran tarihinde, çevrenin korunması konusunda dünya çapında farkındalık yaratılması ve eylemde bulunulması amacıyla kutlanmaktadır.

2018 Dünya Çevre Gününün sloganı “Plastik Kirliliğiyle Mücadele Et (Beat Plastic Pollution)” olarak belirlenmiştir. Plastik atıkların doğa ve yaban hayatı ile insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması doğrultusunda insanların günlük hayatlarında değişiklikler yapması çağrısında bulunulmaktadır.

Dünyada bir dakikada 1 milyon plastik su şişesi satın alınmakta ve her yıl 5 trilyon tek kullanımlık poşet tüketilmektedir. Kullandığımız plastik ürünlerin %50’sini tek kullanımlık ürünler oluşturmaktadır. Okyanuslarda bir yılda biriken plastik dünyanın etrafını dört kez dönebilecek miktarda olup, tamamen çözülene dek 1000 yıl boyunca varlığını sürdürmektedir. Plastikler insan bedenine de doğrudan zarar vermekte olup,  olumsuz etkiler mikro plastikler aracılığıyla insanların su ve gıdalarına kadar ulaşabilmektedir.

Avrupa Birliği’nin kaynak verimliliği konusunda uzun vadeli planlarından birini oluşturan Döngüsel Ekonomi Paketi kapsamında, 2018 yılında “Döngüsel Ekonomide AB Plastik Stratejisi” kabul edilmiştir. Strateji AB’deki tüm plastik ambalajların 2030 yılına kadar geri dönüştürülebilir hale getirilmesini, tek kullanımlık plastiklerin azaltılmasını ve toplama ve ayıklama sistemlerinin iyileştirilmesini amaçlamaktadır.

Türkiye, 21 Aralık 2009 tarihinde müzakerelere açılan “Çevre ve İklim Değişikliği” Faslı kapsamında “atık yönetimi” alanında da Avrupa Birliği müktesebatını uyumlaştırmak ve uygulamak konusunda üzerine düşeni yapmaktadır. Çevrenin korunmasına ilişkin AB düzenlemelerine uyum, soluduğumuz havanın kalitesinin iyileştirilmesini, kullanım ve içme suyunda temizlik ve hijyen güvencesini, atıkların yeniden değerlendirilerek ekonomiye katkıda bulunmasını, kamuya açık ortamlarda gürültü kirliliğinin önüne geçilmesini sağlamakta, gelecek nesillerin daha sağlıklı bir ortamda yetişmesini güvence altına almaktadır.

5 Aralık 2017 tarihinde yayımlanan Ulusal Atık Yönetimi ve Eylem Planı kapsamında; 81 ilde atık yönetimi mevcut durumu analiz edilerek, atıkların türlerine göre kaynağında ayrı toplanması, geri dönüştürülmesi, farklı yöntemlerle geri kazanılması ve bertaraf yöntemlerinin ortaya konması hedeflenmiştir. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde başlatılan ve tüm ülkede uygulanması öngörülen “Sıfır Atık Projesi” kapsamında plastik atıklar da dahil olmak üzere tüm atıkların ayrı toplanması ve geri dönüştürülerek ekonomiye kazandırılması hedeflenmektedir.

AB çevre standartlarının ülkemizde uygulanması yönünde atılacak her yeni adım, halkımızın hayat kalitesi ve refah düzeyini daha da yükseltecektir. Vatandaşlarımızın hayat kalitesinin arttırılması, ancak temiz bir çevre ve doğal kaynakların dengeli ve ihtiyatlı kullanımı ile mümkündür. Bu çerçevede, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile yürütmekte olduğu katılım müzakereleri, ülkemizde çevresel standartların iyileştirilmesine yönelik önemli bir itici güçtür.

 

https://www.ab.gov.tr/5-haziran-dunya-cevre-gunu_51288.html